Film, Dormen'in kariyer basamaklarını kronolojik bir akışla izlerken; aynı zamanda onun öğrencileri ve çalışma arkadaşları üzerinden bir “etki haritası” çıkarıyor. Filmde Dormen'in ailesi, yakın dostları ve meslektaşlarının röportajları ve sanatçının kendi anlatımlarını da içeren değerli tanıklıklar da yer alıyor. Her zorlukta yeniden ayağa kalkan, her düşüşü yeni bir başlangıca dönüştüren Dormen'in hikâyesi; sanatın bir meslek değil, bir yaşam biçimi olduğunu hatırlatır. “Yaparsın Şekerim” sözü, bu filmde yalnızca bir replik değil; bir hayat felsefesine dönüşür.