Samet'in genel müdürlüğe terfi kutlamasıyla başlayan gece, bir anlık merak ve açık kalan bir perde yüzünden bambaşka bir kaosa sürükleniyor. Samet'in omuzlarına binen utanç ve suçluluk, tüm davetlilerin dahil olduğu trajikomik bir vicdan muhasebesine dönüşüyor. Tek mekanda artan klostrofobik atmosfer, karakterlerin gerçek yüzlerini ortaya çıkarırken seyirciyi de "Sen olsan ne yapardın?" sorusuyla baş başa bırakıyor.