İstanbul'da kendi hayatını kurmaya çalışan Bahadır, babasının vefatından sonra bağ bozumu dönemi için köyüne (Güney/Sarıgöl civarı) döner. Burada yaşlı annesine yardım ederken, bir yandan da modernleşme ve göç olgusuyla boşalan köy hayatının gerçekleriyle yüzleşir. Köy küresel iklim krizinin etkileri altındadır. Bölge tarım arazilerinin ve bağların terk edilme tehlikesiyle, kuraklıkla ve ekonomik zorluklarla mücadele etmektedir. Bahadır, ailenin topraklarını büyük şirketlerin/büyük sermayenin tehditleri karşısında satıp kurtulmak ile köklerine sahip çıkarak mücadele etmek arasında ağır bir karar vermek zorunda kalır.